1999 yılında uluslararası ticari faaliyetlerde kullanılmaya başlayan Euro, Amerikan Doları’nın küresel anlamda ki fiili üstünlüğüne son vermek amacı ile oluşturulmuş, Avrupa Birliği resmi para birimidir. 2002 yılında etkin bir şekilde kullanılmaya başlanmasına karşın, uzun bir planlama süreci sonunda oluşturulan Euro, Amerikan ekonomisini önemli ölçüde yıpratan bir yapıyı ortaya koymuştur. Bu doğrultuda küresel anlamda rezerv para birimi olma özelliği taşıyan Euro ve Amerikan Doları arasında üst düzey bir rekabet olduğu yorumu gerçekleştirilebilir.

Euro ve Amerikan Doları arasında ki fiyat dengesini tanımlamamıza imkan tanıyan parite ise EUR/USD paritesidir. Euro oluşturulduğu tarihten itibaren günümüze kadar, Amerikan Doları’na karşı sürekli değer kazanan bir hareket sergilemiş, son dönemde ise, Euro Zone’da yaşanan gelişmeler doğrultusunda bu gidişat önemli ölçüde sekteye uğramıştır.

EUR/USD paritesi fiyatları üzerinde pek çok etmen bulunmaktadır. Finans piyasalarında işlem gerçekleştiren yatırımcılar bu etmenleri gözlemleyerek, paritenin ilerleyen dönemdeki fiyat hareketlerini ön görebilmekte dolayısı ile gerçekleştireceği yatırımlar aracılığı ile yüksek kar oranları elde edeceği başarılı işlem emirleri verebilmektedir.

EUR/USD paritesi fiyatları üzerinde etkili olan başlıca kriterleri incelersek;

EUR/USD finans piyasalarında işlem hacmi en yüksek olan paritedir. Dolayısı ile piyasa algısının, parite üzerinde oldukça önemli fiyat değişimlerine yol açabilen etkileri olabilmektedir. Yatırımcıların değer kazanacağını düşündüğü para birimi üzerinden sermayesini değerlendirmek istemesinin sonucu olarak, ilgili para birimine olan talep artmakta bu durumda para biriminin değer kazanmasına neden olmaktadır.

Piyasa algısı ise önemli ölçüde ilgili ülkelerin siyasi, ekonomik istikrarı ve politikaları uyarınca değişim göstermektedir. Bu nedenle parite fiyatları değişimi ile ilgili en önemli etkiyi, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletlerinin siyasi istikrarında, ekonomi politikalarında yaşanan değişimlerin gösterdiği gözlemlenmektedir.

Örneğin Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Merkez Bankası tarafından açıklanan faiz oranlarının parite fiyatları üzerinde doğrudan etkisi olduğu bilinmekte ve faiz oranlarının geçmiş döneme göre artış göstermesi, genellikle ilgili para biriminin değerinin artması ile sonuçlanmaktadır.

Benzer bir şekilde ülkelerin yaşadığı önemli siyasi değişimlerinde parite üzerinde etkisi güçlü bir şekilde hissedilmektedir. Örneğin güçlü ekonomiye sahip bir ülkenin Avrupa Birliğine girmesi, Euro’nun değer kazanmasını sağlayacak bir gelişmedir.